yol ayrımı
Herkes arzu ettiği şeyin olmasını bekliyor.
Ya da hayalini kurduğu bir düşün, peşinden koşmaya çalışıyor.
Ama bazen, yapılacak hiçbir şey olmadığında.
Hiçbir şey yapmamak en güzelidir.
Mesela bir masalda şöyle bir şey söylüyordu.
Kız tavşana şunu sorar, hangi yolu seçmeliyim ?
Tavşan ise şunu söyler.
Nereye gideceğini bilmiyorsan, hangi yolu seçtiğinin ne önemi var ki ?
İnsanlar genelde böyle yaşıyorlar.
Nereye gittiğini bilmeden farklı yollar seçiyorlar.
Ve artısını eksisini hesaplamıyorlar.
Yani kazandıklarınız kaybettiklerinize değecek mi ?
Umarım değiyordur, çünkü değmiyorsa, kaybetmişsinizdir.
Ve kazandığınız hiçbir şey yoktur elinizde.
Sadece kazandığınızı zannedip, insanın içinde maalesef yer alan ego denilen o yırtıcı hayvanı biraz daha doyurup büyüttüğünüz anlamına gelir.
Bazen gitmek lazım, yolun sizi nereye götürdüğünü bilmeden.
Ve hangi durakta duracağınızı bilmenizin de bir önemi yoktur.
Çünkü bazen hedef seçmekte yanlıştır.
Hedef ulaşınca hayale, hayal ulaşınca hedefe dönüşüyor.
Ve elde edilen her şey elde edildikten sonra tadını kaybediyor.
Kahveyi soğuyana kadar içip yarısında atanlar var.
Kimisi de sıcakken alıp, soğutana kadar bekliyor.
Aslında bunun ortası ya da arası yok gibi.
İnsanlar hep bir şeyden biraz daha az fedakarlık gösterip, kendilerinin olmasını istediği gibi yaşıyor.
Bu tip insanların hayatına dahil olmayın.
Bırakın hayat, size dahil olacak insanları karşınıza çıkarsın.
Ya da, yalnız yaşamayı öğrenin.
Çünkü yalnızlığın kaybedilecek bir tarafı yok.
Ve kaybedecek hiçbir şeyi olmayan insanlar.
Hiçbir şeyden korkmazlar.
Merhaba, random bi şekilde bloguna denk geldim. Blogları takip eden biri degilim ancak yazılarını görünce eski bir dostu görür gibi oldum. Daha hepsini okuyamadım, okuyacağım. Yazmayı hiç bırakma.
YanıtlaSilMerhaba kuyuma hoşgeldin etraf biraz dağınık kusura bakma. 'eski bir dost' ifadesini iyi bir şekilde canlandırdıysam gözünde ne mutlu bana. 'Yazmayı hiç bırakma.' umarım.
YanıtlaSil