tanımsız bir karamsarlık


Aslında söylenecek çok söz var. 
Dudağımın ucunda durup söylemek istemediğim. 
Sebebini bildiğim, ama bilmemezlikten geldiğim. 
Bir intiharın otopsisini yaptırıyorum. 
Kendi gözlerimin önünde, bazen kızdığım, bazen sustuğum birine dönüşüyorum. 
Eskiden bulutların şekillerinden binlerce farklı fikir çıkartırdık. 
Şimdi ise gördüklerimizi bile anımsayamıyoruz. 
Sahi, en son ne zaman gökyüzüne baktınız ? 
Hatırlıyor musunuz ? 
Oysa bunun değerini cezaevindeki insanlara sormanızı isterim. 
Rahatça dolaştığınız, gezdiğiniz bu şehri.
Gezmeyi özleyen binlerce akıl hastasının olduğu. 
Oysa meclis bunlarla dolu. 
Bence tüm değerlerimizi kaybediyoruz. 
Çünkü yanlış bir şeyler var. 
Yanlış seçimlerimiz, yanlış kararlarımız, yanlışlarımız var. 
Bu şehir, eskiden bana çok ışıklı ve renkli gelirdi. 
Şimdi ise gri. 
Çünkü dilencileri, kedileri, sarhoşları, evsizleri görmezden gelecek kadar normalleştirdik hayatı. 
Ama birde, yanında iken bizi görmeyen insanlar var. 
Bu da grinin bir tonu gibi. 
Ama, biraz daha siyah.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

sağır

herkes

ipteki kadın