bir sanatkarın yarım kalmış sanat eseri


Güzel bir güne başlamak. 
Nefesimin, ciğerlerimin üşüdüğünü hissetmem. 
Yaşadığımın kanıtı gibi, biliyorum. 
Dün peronda ölende bendim. 
Ama güzel bir kadın, klişe benzeri bir cümle söyledi. 
Hatta söylemeyip yazdı. 
Mutsuzluklarımız için, gözyaşlarımız vardır. 
Peki mutluluğu bekleyen gözyaşlarımızın günahını kime yüklemeliyiz ? 
Gündüz duyduğumuz kuş sesleri, gece neden sessizliğe dönüşüyor ? 
Gece yaşayanlar o sesleri özlüyor. 
Maalesef, bazı şeyler değişmez. 
Aynı döngünün yarım kalmış sanat eserleri gibiyiz. 
Bizi kalıplara sokan sanatkârın ölümünü bekliyoruz. 
Yas tutmak için değil, değerli kılınmak için. 
Yaşarken para etmeyen duyguları. 
Ölümle paha biçilmez yapıyoruz. 
Güzel, ama acınası bir teori. 
Sanırım son, değerli oluyor. 
Mutsuzluklarımız için, gözyaşlarımız var. 
Biliyorum kadın. 
Ama mutsuz olduktan sonra, gözyaşlarımızın ne önemi var ki ? 
Şimdi yüzünde beliren o tebessümle. 
Kapa gözünü ve düşün. 
Sen hiç mutluluktan ağladın mı ? 
Mutluluktan gözyaşlarımız aktığı zaman paha biçilmez olacağız. 
Hem de bunun için ölmemiz gerekmeyecek. 
Çünkü, herkes kendinin sanatkârıdır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

sağır

herkes

ipteki kadın