adı konmamış bir adamın adsız hikayesi


Bir kadını yeniden sevebilme ihtimalim kalmadı. 
Psikologların verdiği ilaçlar artık kesmiyor sanırım. 
Bir uçurumun dibinde, yukarı nasıl çıkarım bu çıplak ellerle diye düşünüyorum. 
Deniyorum. 
Tam yamacın ucunda, yorulup şimdi bıraksam, kaç saniye sürer düşmem diye düşünüyorum. Sanırım hayat biraz bunun gibi. 
Hep daha yükseğe tırmanmaya çalışıyoruz. 
Kimisi ise, hep daha derini kazmaya çalışıyor. 
Ben müslümanların, ateistlerin, yahudilerin, ermenilerin, budistlerin ya da herhangi bir dine ya da kökene mensup olan insanların olduğundan çok, iki tip insanların olduğunu düşünüyorum. 
İyi ve Kötü. 
Ne yaptığınızın, kim olduğunuzun ne önemi var ki ? 
Kendi içinizde mutluysanız, o olun. 
İster bir çöpçü, ister bir iş adamı, ister bir sarhoş, ister bir orospu, ister bir memur, ister... 
Sorun bu. 
Hep istiyoruz işte. 
Kimse kimseye karşılıksız bir şey vermiyor. 
1 liraya içtiğimiz suyu bile, 3 liraya geri bırakabiliyoruz. 
Ya da arsızlaşıp, beleşe, bir sokağın dibine salıyoruz. 
Salın kendinizi, eğer içinizde sizden bir parça varsa, bir süre sonra, siz istemeseniz bile sarılacaksınız kendinize. 

Nazım diyor ya, insan öleceğini bile bile nasıl yaşar? ya çıldırır, yada öleceğini unutur.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

sağır

herkes

ipteki kadın