başarısız bir intihar girişimi
Sol bileğindeki ince çizik, ince topuklu ayakkabıları gibi zarifti.
Aramıza erken yaşta katılan yeni birisi gibi.
İzleri olan.
Şairlerin imla kurallarını ve ölçeklerini hiçe sayan.
Kendini arayan kendi kaybolmuşluğunda.
Bana ayık kafayla şiir yazdıran,
Daha hazır bile değilken Can'dan 'Hazır mısın?' şiirini okuyan,
Aşkın boktan yüzüyle erken tanışan, ben gibi, sen gibi.
Evet sen, beni okuyan.
Her kimsen gitmek üzerine kurulu hayelleri olan, hatta doğuştan, adının anlamını sürgün kelimesinden alan.
İnsanlara yararlı işler yapmak gibi tozpembe hayalleri olan.
Bataklıkta açan sarmaşık gibi kaplamak istiyor dünyayı.
Ama bilmiyor sarmaşıkların bataklığı gizleyen tuzaklar olduğu.
İnsanlar da öyle değil mi, bataklık gibi?
Çırpındıkça, yine kendimize saplanıyoruz.
Gözlerindeki ışığın farkında değil.
Ve aç bilgiye, öğrenmeye.
Hayatındaki kuru kalabalığın içinde bile bir başka parladığına eminim.
Bir de koyu feminist.
Erkek ırkını sevmiyor.
Zaten sevilecek bir yanımız yok beyler, kendimizi kandırmayalım.
Anarşist ama tarihi esere yazı yazacak kadar da salak değil.
Soft eylemleri var.
Erkekleri kadınların obje olmadığına inandırmak gibi.
Hala güzel bakıyor dünyaya, biraz kızgın ama.
Kimsenin henüz dinlemediği şiirleri var.
Belki birçok yalnızlığa merhem olacak şiirler.
Sinir krizleri, öfke kontrol sorunu var.
Kısacası fazlasıyla insan ama herkes gibi değil.
Belki adına yazılan ilk yazı bu olacak ve onun, bundan hiç haberi olmayacak.
Hayat işte böyle; Önümüzden geçip giden insanlar, bazen hayatımızı değiştirecek insanlardır.
Bazense hayatımızı yok edecek insanlar.
Acılar tatlı yalnızlıklar oluşturur.
Ve acıdan beslenen bizler biraz buruk bakarız hayata.
Çünkü bir tarafımız hep kırgındır insanlara.
Böyle işte küçük kadın.
Başarısız intihar girişimlerimiz gibi.
Bizi güzel kılan şeylerse izlerimiz.
İzlerini sakla.
Sakla ki unutma.
Hoş geldin aramıza, ve umut var hala.
Yorumlar
Yorum Gönder