bol
İnsan insanın sadece sevgisine
ve alakasına muhtaç.
Çünkü ben kitap değilim,
çünkü ben öldükten sonra
kimse beni okuyamaz.
Yaşarken anlaşılmaya mecburum bulamadığım, bulamayacağım
bir şeyi daima arıyor gibiyim.
Nedir beni mesut edecek,
ne gibi bir şeydir,
onu da bilmiyorum.
Unut, unutamam dediğin ne varsa
hepsini unut, hatırlamak yorar insanı.
Herkese bir pencere lazım,
önünde oturup her şeyi unutabileceği.
Unut ne yaptıysa sana, unut ne söylediyse, unut ne varsa vazgeçtiğin, yüzünde korkularla, içinde çığlıklarla, kalbinde simsiyahlarla, nereye gidiyorsun?
Yatağımın karşısında bir pencere var.
Odanın duvarları bomboş.
Nasıl yaşadım on yıl bu evde?
Bir gün duvara bir resim
asmak gelmedi mi içimden?
Ben ne yaptım?
Kimse de uyarmadı beni.
İşte sonunda anlamsız biri oldum.
İşte sonum geldi.
Kötü bir resim asarım
korkusuyla hiç resim asmadım.
Kötü yaşarım korkusuyla
hiç yaşamadım.
Vakit bol bundan sonra.
Vakit çok.
Ölmek için de,
bir şeyler yapmak için de,
vakit bol, çok, çok bol.
Bolluğun değeri,
anlamı olmayacak ölçüde bol.
Ne yapmalı bu vakti?
Yorumlar
Yorum Gönder